Shout

3 Mayıs 2013 Cuma

Seni seviyorum desem yetmez yüreğime



Bir şarkı düşün...

Diline dudaklarına takılan sözlerini, yüreğini ruhunu etkileyen titreten müziğini düşün.
Seni neden bu denli etkilediğini, bu şarkıyı neden bu kadar çok sevdiğini düşün.
O şarkının sözlerini yazan, besteleyen ve bunu müzikle harmanlayan kişinin ruh halini düşün.
İlk andan dinlediğin son haline gelişini düşün.
Verilen emeği,özveriyi ve sözlere yansıyan yaşanmışlıkları bir düşün.

Bu şarkıyı yazan, yaşayan kişiye sorsan..
"Bu yaptığının adı nedir?" diye.
O sadece bir şarkı değil...
O benim çocuğum, en kıymetlim diyecektir sana.

Uzun lafın kısası sevdiğim...
Seni seviyorum desem yetmez yüreğime.

Sen benim "Üzerine titrediğim, özlemekten yorulduğum, hatırlamaya doyamadığım
ve dinlemekten bıkmadığım tek şarkım'sın."
Saçlarının, boynunun kokusu dururken...
Şimdi çiçek kokularının bastırdığı toprak var ciğerlerimde.

Not: Toprağın beni yanına çağıracağı güne kadar
"Tek şarkım" olarak kalacaksın. Seni Sevi.....

Yazan: Turgay YENER

2 Mayıs 2013 Perşembe

Sarıl onlara, vakit kaybetmeye uzakken.


Karar vermen gerekir bazen.. Zor olan budur, karar vermek.

Yaşadıkların, olumlu yada olumsuz etkiler kararlarını... Ama gerçek bu değildir.

Bir kadın ne zaman, hangi ruh halinde karar vermelidir?

Mantık değil mi !!! O kahrolası mantık... Her defasında kafanı o karıştırır.

Duygular esas olandır, sonuçları acı yada tatlı.

Acı dediğin şeyin, acı olmadan önce ki hali değilmidir "Tatlı olan."

Peki kim haklı ????

Kimin haklı olduğu senin için ne kadar önemli?

Eğer sonunda üzülüyor'san, haklı olmak neyi değiştirir egoyu tatmin etmek dışında!!

Hadi şimdi git... Kız arkadaşlarınla toplan ve anlat onlara "Bilmemeleri" gereken her şeyi..

"Beni üzdü, kırdı, eskisi gibi önemsemiyor de; artık monoton bir ilişkimiz var de.."

Vicdanını rahatlatacak kelimeler dökülsün dudaklarından ve arkadaşların onaylasın söylediğin her şeyi.

Karar verme aşamasında yardımcı olsunlar farkında olmadan.

Ne oldu, uğruna nefessiz kaldığın adama... çok değişti değil mi ?

Ya değişmediyse, zaten o hep olduğu gibi biriyse ve sen gerçekleri göremeyecek kadar aşıksan.

Körlük diyorum ben buna.. Perdeler, zamansız kapanır gözlerdeki o lanet perdeler.

Eskisi gibi değil hiçbir şey. Heyecan yok,tutku yok,ihtiras yok...

Koca bir boşluk var artık o küçük yüreğinde. Seni zorlayan da bu.

Yüreğin taşıyamaz oldu bu yükü. Yük mü dedim!! Hani seni çok mutlu eden o adam, özlemekten yorulduğun o adam.

Ne kadar acı değil mi, O adam artık taşıyamadığın bir yük...

Gerçeklerden kaçmanın cezası denir buna. Unutma "Hak ettiğini yaşamak, tercihlerinin yan etkisidir."

Ne ilk aşk ne de sırada ki... Yaşadığın an önemlidir, sahip olduklarının farkına var; gerçek dostlarının ailenin farkına var

"Sarıl onlara, vakit kaybetmeye uzakken."

Yazan:Turgay YENER

4 Mart 2013 Pazartesi

İnanmak yetmez bazen

Bir erkeğe verilecek en büyük ceza

10 Kasım 2012 Cumartesi

İzmir Atatürk Portresi (Silüet) 2.400 kişi 10-11-2012


İzmir Atatürk Portresi ve 2.400 kişi 10-11-12



İzmir Atatürk Portresi ve 2.400 kişi 10-11-12


2.400 kişi 10-11-12 tarihinde İzmir "Cumhuriyet Meydanında" sabahın erken saatlerinde bu unutulmaz projede yer alabilmek için sıraya girdik. Konak belediyesinin katkılarıyla erken saatlerde cumhuriyet meydanına hazırlanmış standlarda, görevli arkadaşların yardımıyla önce sol bileklerimize "10-11-12 İZİNDEYİZ" kaşesi basıldı. Sol bilekleri mühürlü izmirli 2.400 yürek önceden belirlenmiş noktalara yerleştirilmek için yine görevli arkadaşların sayesinde siyah renkte sweatshirt'lerimizi aldık. Saat 11:30 sıralarında portre oluşmaya başladı. Fotoğraf sanatçısı "H.Cumhur Aygün" helikopter eşliğinde yaklaşık 200 metre yükseklikten 2.400 kişinin oluşturduğu muhteşem "Atatürk portresini" tarihe kaydetti. 2.400 kişi yaklaşık 1 saat esas duruşta portrenin en iyi halini alabilmesi için bekledi. Bu bekleyiş sırasında tansiyonu düşen bayılan arkadaşlarımız oldu ama kısa sürede müdahale edilip görevlerine devam ettiler. Ben şahsım adına bu inanılmaz güzel, anılarımızdan hiç silinmeyecek  "Atatürk portresi"  projesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. 
Yazan:Turgay Yener